• Anasayfa
  • Prostat Kanserinde Modern Tedaviler

Prostat Kanserinde Modern Tedaviler

hifuPROSTAT KANSERİNDE GÜNCEL, YENİ TEDAVİ SEÇENEKLERİNE NEDEN İHTİYAÇ DUYULMUŞTUR?

Her nekadar prostat kanserinin özellikle erken evrelerinde yüksek onkolojik başarılar elde edilse de , radyoterapi ve cerrahideki tüm gelişmelere ragmen fonksiyonel sonuçlar olarak nitelendirdiğimiz idrar kaçırma ve cinsel hayatın devamlılığı sonuçlarında henüz istenen başarılara ulaşılamamıştır. Bununla beraber özellikle radyoterapi sonrası geç yan etkiler araştırmaları( bakınız radyoterapi sonrası geç toksikasyonlar) tedavide başka yöntemler ve enerji modalitelerine yönlendirmiştir.

BUGÜN İÇİN YENİ TEDAVİ ALTERNATİFLERİ NELERDİR?

Bugün için prostat kanserli hastalarda , kriyoterapi, HIFU ve fokal tedaviler  alternatif tedavi seçenekleri olarak ortaya çıkmıştır. HIFU ve kriyoterapi, hem tedavi ile ilişkili düşük morbidite hem de  cerrahi ve cerrahi olmayan seçenekleri ile aynı tedavi edici etkinliğe sahip minimal invaziv işlemler olarak geliştirilmiştir.

HIFU (Robotik Hifu)

HIFU işlemi, rektuma yerleştirilen ve açılı piezoelektrik kristal içeren kaşık şekilli bir aplikatör ve yayılan ultrasonografik dalgaları bir noktaya odaklayan ultrasonik tarayıcı ile uygulanır. Yapılan ölçümler 3 boyutlu görüntü ile kontrol edilir, düzeltilir, ve tedavi planına göre her lezyon için otomatik ve anlık gerçek zamanlı görüntüleme yapılır, işlemin keskinliği bir milimetrenin beşte biri hassasiyetinde dir ve böylece HIFU ile uygulamasında en yüksek intraoperative keskinlik sağlanır ve bu HİFU işlemini uygulayan teknolojilerini “Akıllı cerrahi robot” yapan özellikdir. Genel anestezi altında yapılan tek seanslık işlemde, doku hassasiyeti ve sınırları mükemmel olarak belirlenerek, 0,2mm’lik sekanslarla oluşturulan ve kanser hücrelerinin hassas olduğu  65°C2lik ısı ile termal ve mekanik doku hasarı yaratılarak kanserli doku nekroze edilmektedir(öldürülmektedir).  Bilgi için tıklayınız.

hifu_2HIFU TEDAVİSİ BAŞARISI İÇİN YETERLİ DENEYİM OLUŞMUŞ MUDUR?

Yaklaşık 17 yıldır tüm dünyada 32000’in üzerinde  HİFU tedavisi yapılmış olup, özellikle yeni jenerasyon cihazlar(Ablatherm, EU)görüntüleme alanında getirdileri yeniliklere , işlem hassasiyetinde de gelişmeler sağlayarak, kanser sonuçlarında devrimsel yenilikler getirmişlerdir.

Prostat kanserinde, HİFU’nun primer tedavi yaklaşımı olarak değerlendirildiği bir çok rapor yakın zamanda yayımlandı. Blana ve arkadaşları Almanya ve Fransa’da 14 yıl boyunca çok merkezli olarak takip edilen 538 hastada en az cerrahi ve radyoterapi kadar başarılı sonuçlar yayınladılar(2013). Yine Almanya,Münihten Thüroff’un çalışmalarında çok başarılı kanser sonuçları ve  sağ kalım oranlarına ulaşıldı. Crouset ve arkadaşları(2012) Fransa’dan 803 hastalık serilerinde onkolojik sonuçlarını radyoterapi ile en azından aynı olduğunu belirttiler.

Primer tedavi olarak uygulanmasının yanısıra, diğer tedavi modalitelerinde(cerrahi , radyoterapi) başarısızlık veya lokal nüks durumlarında da uygulanan işlemler ile ilgili sonuçlar HIFU ile prostat kanseri tedavisinde yeni ufuklar açmaktadır(bakınız HIFU tedavisi kimlere uygundur).
[vc_row][vc_column][vc_btn title=”Bizimle İletişime Geçin” link=”url:http%3A%2F%2Fwww.prostatkanseridernegi.org%2Ftr%2Findex.php%2Filetisim|||”][/vc_column][/vc_row]

HİFU’NUN YANETKİLERİ YOK MU?

Bu çok cesaret verici kanserle ilgili (onkolojik) sonuçları yanında, hastaların belki de kanser tedavisinden bile vazgeçmelerine sebep olan yanetkiler açısından da başarılı sonuçlar son zamanlarda ardışık olarak yayınlanmaktadır. Hastalar için yaşam kalitesini en fazla etkileyen yanetkiler çok azda olsa idrar kaçırma(inkontinans) ve erektil disfonksiyondur (cinsel fonksiyon kaybı). Özellikle 3-boyutlu görüntü ve işlem keskinliğindeki yükseklikten dolayı, bu yanetkilerin oluşmasına sebep olan dokularda yani,rektum, eksternal(dış) sfinkter ve nörovasküler demet(damar-sinir paketi) işlem esnasında riske atılmamaktadır.Yayınlanmış en geniş seri olan Crouzet’in çalışmasında bu oranlar her evre ve derecede çok başarılıdır. Japonyadan yakın zamanda (Shoji ve ark. 2010) yayınlanan bir çalışmanın hayat kalitesi (QoL) skorunda, HİFU sonrasında 326 erkek hastaya cinsel hayat ve idrar tutma ile ilişkili anketler kullanılarak hayat kalitesi-QoL değerlendirmesi yapılmış ve bu hastalar 6-12 ve 24. aylarda takip edildikerinde vardıkları sonuç itibariyle, prostat kanserinde HİFU uygulanan hastalarda fonksiyonel ve yaşam kalitesi- QoL sonuçları diğer tedavi modalitelerindekinden daha iyi izlenmiştir.

PROSTAT KRİYOTERAPİ

Kriyoterapide hücre ölümüne sebep olmak için dondurucu teknikler kullanır:hücrenin sudan arındırılması, oluşturulan buz kristalleri ile hücre zarının doğrudan zarar görmesi, proteinlerin çözülmesi ile hücreler arası dolaşımda bozularak kanserli hücrelerin ortadan kaldırılması hedeflenir.

Transrektal ultrason eşliğinde prostata yerleştirilen kriyo iğneleri vasıtası ile donma-çözülme döngüleri oluşturularak( -40 ° C) dış sfinkter ve mesane boynu seviyesinde nörovasküler demete de hassasiyet gösterilerek işlem uygulanır. Kriyoterapi için uygun hastalar  organa sınırlı olanlardır ve yaşam beklentisi 10 yılın üzerinde olan hastalarda ,özellikle uzun dönem takip sonuçları ile ilgili çok az veri olduğu konusunda hastalar bilgilendirilmelidir.

Tedavi yöntemleri karşılaştırıldığında, probların ve yerleştirme tekniklerinde yapılan düzeltmeler ile kanser sonuçlarında son zamanlarda daha tatminkar sonuçlar yayınlanmaktadır. Yine sinir koruyucu tekniklerin geliştirilmesi ile hem komplikasyon,hem de yanetkilerde düzelmeler izlenmiştir. Yine de cinsel hayatta kayıp hastaların yaklaşık% 80’inde meydana gelir, işlem sonrası meydana gelen idrar kaçırma şikayetleri yine tedavide yaşanan olumsuzluklardandır. Sonuç olarak kılavuzlar eşliğinde yapılan değerlendirmede, kriyoterapi erken evrede düşük riskli hastalarda, prostat büyüklüğü ve yaşam beklentisi gözönüne alınarak hastalar ile özellikle uzun dönem sonuçlarının eksikliği paylaşılarak uygulanabilecek minimal invaziv bir işlemdir.

PROSTAT KANSERİNDE FOKAL TEDAVİLER

Prostat kanserinde gereğinden fazla tedavi durumları(overtreatment) görülmektedir ve daha az invazif ve yeterli tedavilere ihtiyaç çok yüksek düzeydedir. Prostat kanserinde uygulanan fokal terapiler, meme kanseri ve küçük böbrek tümörlerindeki organ koruyucu parsiyel tedavilerle aynı şekildedir. Meme koruyucu cerrahinin ve parsiyel nefrektominin de alternatif radikal tedaviler kadar etkili olduğu ve aynı anda fonksiyonel olarak koruyucu oldukları görülmüştür. Bu nedenlerle prostatta tek odakta düşük riskli tümörü olan hastalara parsiyel ve tümöre sınırlı bir tedavi stratejisi planlamak ve yeterli kanser tedavisi ile minimum yanetki riskli bir tedavi stratejisi planlamak çok uzak değildir. Bu tip tedavinin başarısızlık yada nüksetme durumunda total/radikal dönüşüm şansı da yok olmamaktadır. Özetle bu tedavi yaklaşımında, bir yandan sfinkter fonksiyonu ve seksüel performansın korunması amaçlanırken diğer yandan bekle-gör durumunda hastanın yaşayacağı psikolojik stress durumu rahatlar. Muto ve Vallencien yaptıkları çalışmalarda  prostat kanseri nedeniyle local HİFU uygulanan hastalarında  düşük riskli olanlar için % 83,3 ve orta riskli olanlar için % 53,6 oranında biokimyasal olarak progresyonsuz sağkalım rakamlarına ulaşıldığını belirtiyor ve 12 aylık süre sonunda tekrar biopsi yapıldığında 4 hastanın 3’nde tümöre rastlanmadığını yayınladılar.  Tabiidir ki çok odaklı olma ihtimali olan bir tümörde, bu yaklaşım için en önemli parametre  tümör dokusunun yerinin çok iyi ve kesin olarak belirlenmesidir. Mevcut koşullarda ülkemizde yaygın olarak uygulanan transrektal(makattan) biyopsi tekniği, çeşitli yanetkilerindeki fazlalığın yanında, tümör haritasının çıkarılması için yeterli olmayıp, perineal biyosi tekniği ile tümörün yerinin haritalanması(mapping)ve şüpheli bölgelerin bile kesinleştirilmesi gerekmektedir.

“Gereğinden fazla tedavi”sorusuna karşı prostat kanserinin fokal tedavisi, non-invazif cevaptır. Bekle-gör politikası ve lokal radikal tedavi ile çeşitli açılardan yarış halindedir. Bu konuda birçok yeni çalışma yapılmaktadır.

WHATSAPP HATTIMIZ AKTİF