Prostat Kanseri

Prostat kanseri nedir?

Prostat kanseri nedir?

Prostat kanseri de diğer kanser türleri gibi vücuttaki normal hücre büyümesinin bozularak sonuç olarak tümör adı verilen bir doku kitlesi oluşturması durumudur. Tam olarak sebebi bilinmese de, yaş, ırk ve genetik faktörlerin büyük rol oynadığı tespit edilmiştir.

Prostat büyümesi genellikle iyi huylu bir tümör olarak büyüme şeklindedir. Bu nedenle kişiler genellikle işeme ile ilgili sorunlarla karşılaşınca bir doktora başvurmaktadır. Belirtilerin meydana gelmesi iyi huylu prostat büyümesinde sosyal yaşamı etkileme dışında önemli bir sağlık sorununa yol açmayabilir. Ancak derecelendirilen şikayetler hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır. Prostat muayenesi, kan testleri ve gerektiğinde yapılan prostat iğne biyopsisi ile iyi huylu olduğu düşünülen prostat büyümesinde, şikayetlerin derecesine göre hastaların takibi, ilaçla ya da cerrahi ile tedavisine karar verilmektedir. Ancak prostat kanserinde (kötü huylu prostat tümörü) yukarıda belirtilen klinik belirtilerin hafif ya da şiddetli şekilde oluşması, kanseri tamamen kontrol edecek tedavinin yapıldığı erken evrenin geçirilmiş olduğu dönem anlamına gelebilir. Bu nedenle 50 yaşın üzerinde her erkeğin, yukarıda belirtilen sıkıntılar olsun ya da olmasın, yılda bir kere mutlaka doktor kontrolüne (prostat muayenesi ve kanda PSA testi için) gitmesi önerilmektedir. Eğer I. derece akrabalarında (baba, erkek kardeş gibi) prostat kanseri olan kişilerde sözü edilen yıllık kontrollerinin 45 yaşından itibaren başlanması önerilmektedir. Zira 1. derece akrabalarında prostat kanseri olanlar erkeklerde prostat kanseri görülme riski, normal toplum oranlarına göre, 2-6 kat arasında artmaktadır.

normalvekanser

Belirtileri nelerdir? Nasıl tanı konulur?

Prostat Belirtileri nelerdir

Prostat kanserinin klinik belirtileri nelerdir?

Çok sayıda kanser türlerinde olduğu gibi, prostat kanserinin de tipik erken belirtileri yoktur. Prostat kanserinin başlangıç aşamasında hasta ilkönce herhangi bir şey fark etmez. Bu hastalık ancak nispeten geç bir zamanda rahatsızlıklara yol açar. İdrar yaparken zorluklar ve idrar torbasını boşaltmada rahatsızlıklar gibi, prostatın habis olmayan iyi cins büyümesi (prostat hipertrofisi) hallerinde sık sık rastlanan belirtiler, kanserde ancak ilerlemiş dönemde ortaya çıkar ve hastanın hastalıktan tamamen kurtulma olanağı mümkün olmayabilir. Habis tümör sıklıkla prostat bezinin dış kesimlerinde oluşur ve ancak tümör oldukça büyüdükten sonra idrar borusunu (üretra) daraltarak belirtilere yol açar.

Bölgesel ağrılar, ve de idrara veya meniye kan karışması halleri de, ilerlemiş safhada tespit edilebilirler. Bu belirtiler, genellikle tümörün artık prostatın yanındaki diğer dokulara sıçradığının belirtisidir.

Siyatik ağrıları ve kemik ağrıları kalça kemiklerinde, bel kemiğinin alt kesimlerinde veya iskeletin diğer kesimlerinde oluşan kardeş tümörlerden (metastaz) kaynaklanabilir. Çünkü ilerlemiş safhadaki prostat kanserlerinin %60 kadarı kemiklerde metastaz oluşturur. Bunlar bazı hallerde tümörün sebep olduğu ilk ağrılardır.

Prostat Kanseri Nasıl Belirlenir?

Prostat kanseri erken safhasında teşhis edilirse, doğru ve yerinde bir tedavi ile iyileşme şansı yüksek bir hastalıktır. Amaç hastalığın prostatın içinde sınırlı iken, yani hiçbir klinik belirtisinin olmadığı dönemde tespit edilmesidir. Bu aşamada elimizde iki basit ve az ağrı verici muayene metodu vardır: parmakla prostat muayenesi (Şekil 1) ve kanda PSA denilen bir maddenin ölçümü

3 harf hayatınızı kurtarabilir: PSA

PSA (Prostat Spesifik Antijen) prostat kanserine özel bir madde değildir. PSA maddesi prostatın salgı bezlerinden salgılanır ve kanda da belirli bir seviyede bulunur. PSA’nın düşük olması o kişide kesin olarak prostat kanseri olmadığını göstermeyeceği gibi, yüksek olması da kesinlik bir şekilde kanser varlığının habercisi değildir. Ancak PSA değeri, prostat kanseri konusunda bize, parmakla prostat muayenesi ile birlikte hastayı değerlendirmemizi ve prostat kanseri olasılığını göstermesi açısından önemlidir. PSA değerinde sınır 4 ng/ml olarak düşünülse bile, günümüzde birçok merkezde 2.5 ng/ml değerinin üstünde dikkatli davranılarak, alt değerlendirmeler ile, prostat biyopsisi önerilebilmektedir. Bu alt değerlendirmeler toplam PSA ile kandaki serbest PSA’nın oranlarının değerlendirilmesi, PSA’daki aylar içindeki artış hızı gibi değerlendirmelerdir.

PSA sadece kanserli durumda değil, iyi huylu prostat büyümesinde de kanda yükselebilir. Ayrıca prostat üzerinde tahrişe yol açabilen prostat iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu, prostat taşı, idrar yolundan sonda takılması da kanda PSA yükselmesine neden olabilir.

Parmakla muayenede, rektumdan prostat bezi kolayca hissedilebilir ve yüzeydeki küçük düzensizlikler bile kolayca fark edilebilir. Özelikle sert alanların parmakla hissedilmesi kanser şüphesi anlamındadır. Kötü huylu tümörler genellikle organın bu yüzeyinde oluştuğundan, parmakla rektal prostat muayenesi metoduyla, en azından yüzeysel oluşan kanserlerin erken teşhisi, fazla ağrı verici olmayan bir şekilde mümkündür.

PSA yüksekliği olan ve/veya parmakla rektal muayenede prostatında nodül veya sertlik saptanan hastalara prostat biyopsisi uygulanır. Prostat biyopsisi hastalığın tanısının konması için olmazsa olmaz bir testtir.

Biyopsi alınması gerekli olan hastalar
1. PSA yüksekliği olanlar.
2. Parmakla rektal muayenede sertlik, nodül tespit edilenler.
3. 1 ve 2 . maddenin birlikte olduğu hastalar.

Alınan biyopsideki tümörün yaygınlığı ve derecesi ile hastanın PSA seviyesi yapılacak tedavinin kararlaştırılmasında rol oynar.

Kemik Sintigrafisi:
Kanserin kemiklere yayılıp yayılmadığını göstermede kullanılır zira prostat kanserinin en sık metastaz yeri kemiklerdir. Tüm hastalara yapılması gerekmez özellikle küçük kanserler ve düşük PSA seviyeli hastalarda gereksizdir.
Ancak radikal bir cerrahi tedavi düşünülüyorsa böyle bir cerrahi öncesi kemiklerde metastaz olmadığından emin olunmalıdır.
Bilgisayarlı Tomografi (BT)
Prostattaki kanserden ziyade kanser nedeniyle büyümüş lenf nodlarının tespitine yardımcı olur. Genellikle BT kanser yaygın, yüksek dereceli veya yüksek PSA ile birlikte yapılır.

prostat_kanseri_belirtileri_psa

PSA nedir?

psa

PSA Testi: Prostat Kanserinin Taraması İçin

Prostat spesifik antijen ölçümü kandan yapılan ve prostat kanserinin erken tanısında kullanılan bir testtir. PSA prostat hücrelerince yapılır ve üretilen PSA'nın bir kısmı prostattan kana geçer. Kana geçen bu PSA düzeyi ölçülür ve prostat kanseri taramasında kullanılır. Yaş arttıkca kandaki PSA miktarı artar. Yaş gruplarına göre normal kabul edilen serum PSA seviyeleri Tablo l'de gösterilmiştir. Prostat enfeksiyonları, iyi huylu prosttat büyümeleri veya prostat kanseri gibi durumlarda PSA'nın kana geçişinde artış olur. Rektal muayene ve prostat biyopsisi gibi klinik uygulamalar da PSA düzeyini artırır. PSA düzeyi kanda normalden daha yüksekse diğer tanı testlerine ihtayaç duyulur.

YAŞ PSA
40-49 0-2.5 ng/ml
50-59 0-3.5 ng/ml
60-69 0-4.5 ng/ml
70-79 0-6.5 ng/ml
Tablo 1: Yaşa özgü normal serum PSA değerleri

Psa Testi Niçin Yapılır?
Doktorunuz bazı risk faktörlerinide göz önünde bulundurarak bir veya daha fazla sayıda PSA ölçümünü tavsiye edebilir. Bu durumlara örnek olarak ;
* 50 yaşın üzerinde olmak
* 40 yaşın üzerinde olmak ve ailenizde prostat kanseri tanısı konmuş akrabanızın olması (Bu durumlarda kanser normalden daha sık saptanabilir.)
* Yapılan rutin prostat testlerinde anormal bir bulgunun saptanması.
* Bir takım prostat klinik göstergelerinin olması. Örneğin; Sık idrara çıkmak (özellikle gece), ani idrar yapma isteği, idrar kaçırma, hematüri veya idrar yaparken ağrı olması.

PSA Ölçümü Nasıl Yapılır?
PSA ölçümü prostat tesleri içersinde doktorunuzca ilk istenecek test olacaktır. Daha sonra PSA ölçümü için kan vermeniz gerecektir. Bu hastanece daha önceden planlanmış kan verme merkezinde yapılacaktır. Kan kolunuzdan alınacak ve inceleme için labaratuvara gönderilecektir.

Sonuçların Alınması
Test sonuçlarının alınma zamanı labaratuardan labaratuara farklılıklar göstermektedir. Doktorunuza sonuçların ne zaman çıkacağını sorunuz. Sonuçlar çıkınca siz ve doktorunuz sonuçları inceleyecek ve tartışacaksınız. Normal bir PSA değeri bir takım faktörlerden etkilenir. Bunlar yaşınız, semptomlarınız ve varsa daha evvelki PSA sonuçlarınızdır. Bu faktörler PSA test sonuçları yorumlanırken göz önüne alınırlar

Takip
Eğer test sonuçları prostatınızın sağlıklı olduğunu gösteriyor ise doktorunuz bu bilgileri gelecekte neler olabileceğine size göstermede kullanabilir. Eğer PSA seviyeniz normalin üzerinde ise doktorunuz ek tetkikler isteyerek yükselmiş PSA seviyesinin enfeksiyona mı, büyümüş prostat veya kanseremi bağlı olduğunu araştıracaktır. Bu testler içinde diğer kan incelemeleri idrar tahlili ve idrar kültürü,ultrason veya prostst biopsisi yer alabilir.

Sonuçların Değerlendirilmesi
Belirgin bir prostat problemi saptandığı zaman siz ve doktorunuz tedavinin nasıl olacağını en iyi karar verecek insanlarsınızdır. Sizin görüşleriniz şunları kapsayabilir:
* İzlem (Herhangi bir tedavi denenmeden önce durumunuz yakından takip edilir.)
* Enfeksiyon veya BPH için medikal tedavi
* Büyümüş prostatnın alınmasına yönelik cerrahi
* Kanserli prostatın alınmasına yönelik cerrahi
* Radyoterapi, hormon tedavisi veya prostat kanserine yönelik diğer tedaviler.

PSA'nını en değerli yanı, radikal prostatektomi sonrası nükslerin saptanmasındadır. PSA'nın radikal prostatektomi sonrası sıfıra inmesi beklenir aksi rezidüel hastalık varlığını düşündürür. Radikal prostatektomi sonrası başlangıçta sıfıra inen PSA değerleri sonradan yükselirse, bu hastalığın nüks ettiğini düşündürür.

Sağlığınız İçin
PSA ölçümünüz normalden yüksek değilse belirli aralıklar ile PSA ölçümlerinizi yaptırmanız gerekir.
Amerikan Kanser Birliği ve Amerikan Ürologlar Birliğinin bu konudaki tavsiyeleri :
* 50 Yaşın üzerinde heryıl periyodik olarak PSA ölçümü yapılması.
* 40 Yaşın üzerinde ve Amerikalı veya Afrikalı iseniz yada ailenizde prostat kanseri tanısı konmuş akrabanız varsa periyodik olarak PSA ölçümünüzü her yıl düzenli olarak yaptırmanızdır.

UNUTMAYIN 3 HARF HAYATINIZI KURTARABİLİR: PSA

Prostat biyopsisi nedir? Nasıl yapılır?

Prostat biyopsisi

Transrektal Ultrason Eşliğinde Biyopsi Nedir?

Ultrason eşliğinde makattan girilerek prostattan parça alınmasıdır (Şekil 1).

Kimlere Yapılır?
PSA yüksekliği olan ve/veya parmakla prostat muayenesinde prostatında nodül veya sertlik saptanan hastalara uygulanır.

Yapılış Nedeni Nedir?
Prostat büyümesi genellikle iyi huylu bir büyüme şeklindedir. Prostat büyümesine bağlı belirtilerin meydana gelmesi sosyal yaşamı etkileme dışında önemli bir sağlık sorununa yol açmayabilir.
Çok sayıda kanser türlerinde olduğu gibi, prostat kanserinin de tipik erken belirtileri yoktur. Prostat kanserinin başlangıç aşamasında hasta ilk önce herhangi bir şey fark etmez. Prostat kanseri ancak hastalık iyice ilerleyip idrar yolunu sıkıştırmaya başladığındaki; bu da en geç evrede izlenir, rahatsızlıklara yol açar.

Prostat Biyopsisi Yapılmazsa Ne Olur?
PSA yüksekliğinin sebebi tam olarak anlaşılamaz. Parmakla yapılan muayene sonrasında tespit edilen sertlik ve nodüllerin iyi huylu veya kötü huylu olduğu anlaşılamaz. Hastalığın erken teşhisşansı kaçırılmış olur.

Prostat Biyopsisi Öncesinde Ve Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?
Prostat iğne biyopsisi, parmakla muayenede olduğu gibi, makata yerleştirilen bir ultrasonografi alıcısı yardımıyla elde edilen prostat görüntüsü rehberliğinde alınmaktadır. Biyopsi örnekleri bir iğne yardımı ile alınır. Prostat bezinin görüntüsü altında, prostatın her iki kanadından toplam 6 ile 24 adet iğne ile biyopsi örneği alınır. Ayrıca ultrasonografik görüntü altında görülen şüpheli bölgelerden de ayrıca numune alınabilir.
İğne ile prostat doku örneklemesi (biyopsisi) prostat etrafına yapılan lokal anestezi altında yapılır. Genel anestezi kullanılmaz. Bu nedenle biyopsi öncesinde aç kalmaya gerek yoktur. Biyopsi yapılma tarihinden en az 8-10 gün öncesinden hiçbir şekilde aspirin ve türevi (aspirin, plaviks, kumadin, vb) kanın pıhtılaşmasüresini uzatan (kanı sulandıran) ilaçlar alınmamalıdır. Bu ilaçlar biyopsi sonrasında da 10 gün süre ile kullanılmamalıdır. Biyopsi öncesinde mutlaka idrar örneği alınarak idrarda ve idrar yollarında enfeksiyon olmadığının ortaya konulması gereklidir. Enfeksiyon varken alınan biyopsilerden sonra yüksek ateş, idrar yapmada zorlanma ve hatta idrar yapamama riskine sahip akut prostat iltihaplanması olabilir. İdrar tahlilinde enfeksiyon olmasa bile biyopsi öncesinde doktorunuz tarafından size antibiyotik başlanacak ve işlem sonrasını da kapsayacak şekilde kullanmanız istenecektir (biyopsiden bir gün önce başlayıp, 3 gün süren). Biyopsi sabahı mutlaka bağırsak temizliği için, doktorunuz tarafından size reçete edilmiş lavman ile bu temizliğin sağlanması gereklidir. Prostat iğne biyopsisi için hastanede yatmak gerekli değildir.

İşlem sırasında sol yanınıza yatıp bacaklarınızı karnınıza doğru çekmeniz doktor tarafından istenecek ve bu pozisyonda işlem gerçekleştirilecektir. Doktor tarafından rektuma (makat) hem kayganlaştırıcı hem de lokal anestezik (uyuşturucu) etkisi olan jel sıkılacaktır. Doktor parmakla rektal muayeneyi tekrarladıktan sonra ultrason probu üzerine prezervatif geçirilmiş şekilde rektumdan içeri itecek ve probun üzerindeki özel kısımdan biyopsi iğnesi içeri itilip biyopsi materyalleri alınmaya başlanacaktır. Alınan parçalar daha önce hazırlanmış patoloji kaplarına konulacaktır ve patolojik incelemeye tabi tutulacaktır. Prostat biyopsi örneklerinin patolojik değerlendirilmesi sonrasında elde edilen sonucun yorumlanması için doktorunuzla görüşmeniz gereklidir.

Biyopsi işlemi yaklaşık 15-20 dakika sürmektedir. Numune alınmasından sonra idrarda, menide ve dışkıda kanama olabilir. Bu kanama zamanla geçecektir. Uzun süren ve şiddetlenen kanama durumlarında mutlaka doktorunuzla irtibat kurunuz. Yukarıda belirtildiği gibi, antibiyotik önlemine rağmen dahi, %0.1 oranında biyopsi sonrasında yüksek ateşlenme, titreme ve idrar yapmada zorlukla seyreden akut prostat iltihaplanması görülebilir. Bu durumda da mutlaka doktorunuzla irtibata geçmeniz gerekmektedir.

Prostat kanseri ile yaşamak

Prostat biyopsisi

Şüphelerinizi aşabilmek (üstesinden gelmek)

Size prostat kanseri olduğunuzu söylediklerinde geleceğiniz hakkında kaygılanmanız gayet doğaldır. Şunu bilmelisiniz ki, prostat kanseri olmanız sizi hiçbir aktivitenizden alıkoymayacaktır. Bunun yanı sıra kanser erken evrede yakalanmış ise tedavi şansınız mükemmeldir.
Geç evrede tanı konmuş olması her şansı yitirdiğiniz anlamına gelmez. Genellikle hastalığınız kontrol altına alınabilir.
Prostat kanserinin nasıl geliştiğini ve nasıl tanı konulduğunu bilerek vücudunuz da olup bitenleri daha iyi anlayabilirsiniz. Buna ek olarak tedavi metotlarını da bilirseniz prostat kanseri ile yaşam seçenekleriniz daha iyi anlaşılabilecektir.

“ Benim hiçbir şikayetim yok. Ben kanser değilim! ”
Çok hatalı bir davranıştır. Prostat kanseri sıklıkla herhangi bir belirti vermez. Belirtiler genelde prostat veya üriner sistem dışı nedenlere bağlıdır.

“ Ben kanserim ve bu nedenle de yakın zamanda öleceğim! ”
Prostat kanseri kontrol altına alınabilen ve yavaş büyüyen bir kanserdir. Bu nedenle de birçok erkeğin ölüm nedeni prostat kanseri değildir.

“Tedavi sonucu empotan (penisin uyanmaması, ereksiyon olmaması) veya İnkontinan (idrar kaçırma) olurum! ”
Bu gibi sorunlar her zaman ortaya çıkmaz. Çıksa bile üroloğunuzun elinde bu sorunları ortadan kaldırabilecek birçok alternatif vardır.

“ Hayatımı istediğim gibi yaşayamayacağım! ”
Günümüz tıbbındaki ilerlemeler ile prostat kanserli hastaların yaşam kalitesi belirgin olarak artmıştır. Rahatlıkla konforlu bir hayat sürebilirsiniz.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Prostat biyopsisi

Sizin İçin Doğru Tedavinin Seçilmesi

Prostat kanserinin tedavisi kanserin evresi, nasıl seyrettiği, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu ile değişik tedavi seçeneklerinin yan etkileri göz önünde bulundurularak belirlenir. Çok sayıda değişik tedavi seçeneği bulunduğundan, size uygulanacak tedavinin belirlenmesinde sizin, ailenizin ve doktorunuzun yukarda belirtilen temel kriterleri göz önünde bulundurarak birlikte karar vermesi en uygun yaklaşım olacaktır.

Tedavi seçeneğinin belirlenmesinde en önemli kriterlerden biri prostat kanserinin evresidir. Erken evrelerde birinci amaç kanseri vücuttan tamamen çıkarmak ya da kanser hücrelerini öldürmektir. Eğer kanser ileri evrelere ulaşmış ise kanser hücreleri tamamen temizlenmeyecek ya da öldürülemeyecek kadar çoğalmış demektir. Bu durumda kanserin büyümesini yavaşlatmayı veya durdurmağı amaçlayan tedavi seçenekleri ön plana çıkar.

Kesin tedavi (tam kurtarma)
Eğer kanser erken dönemde yakalanmış ise, şansımız çok yüksektir. Kanser cerrahi olarak çıkartılabilir (radikal prostatektomi) ya da radyoterapi (HIFU ışın tedvisi) ile yok edilebilir.

HIFU Tedavisi (Ses Ötesi Dalgaları)

Eğer kanser erken dönemde yakalanmış ise HIFU Tedavisi ile ultrason enerjisinin iletildiği dokuda ısı artışı sağlayarak hedef bölgedeki hücrelerin tahrip olmasına ve kanserin robotik yolla kansız ve bıçaksız olarak yok edilebilir. Detaylı bilgi için tıklayınız.

Kontrol altına almak için tedavi
Eğer kanser ileri evrede bulunmuş ise, yaygınlığı ve bunun etkileri genellikle tedavi edilebilir. Kanser cerrahi, radyasyon, hormon tedavisi veya kemoterapi (ilaçla tedavi) ile tedavi edilebilir.

Bekle gör tedavisi
Hastanın bir tedavi yapılmadan takip edilmesidir. Her ne kadar tedavi edilmeyen prostat kanseri büyümeye devam edersede, sıklıkla bu büyüme oldukça yavaş olmaktadır. Gerçekten prostat kanseri büyümesi yeterince yavaş olabilir ve tedavisiz bırakılsa dahi insan hayatının herhangi bir devresinde problem yaratmayabilir. Yaşlı erkeklerde takip mantıklı bir seçenektir özellikle kanser küçük ve mikroskopik incelemede düşük dereceli ise. Çalışmalar göstermiştir ki eğer kanser yüksek dereceli ise 10 yıl içinde sağlık ve yaşam için önemli bir tehdit olmaktadır.
Bu kapsamda, yaşınıza, mevcut sağlık durumunuza, tümörünüzün tipine bağlı olarak doktorunuz size herhangi bir tedavi şekli önermeyebilir. Buna “Bekle Gör” tedavisi denir. Doktorunuz durumunuzu sıkı bir şekilde takip edecektir. Doktorunuz size ne sıklıkla takibe gelmenizi söyleyecektir.

Hastalıklı dokuların çıkarılması
Eğer kanserinizi prostatınıza sınırlı gibi gözüküyorsa, doktorunuz size cerrahi önerebilir (radikal prostatektomi). Radikal Prostatektomi (RP), lokalize prostat kanserinin (prostat kapsülü içinde sınırlı olan) tedavisi için yapılan radikal cerrahi müdahaledir. Prostat tüm kapsülüyle ve arkasında veziküla seminalislerle birlikte çıkarılır ve mesane boynu üretraya (idrar yoluna) yeniden ağızlaştırılır. Çıkarılan parçanın patolojik incelenmesinde kanser tümüyle prostat kapsülü içinde sınırlıysa, RP prostat kanserini tam tedavi etmiş demektir. Tüm prostat çıkarıldığı için operasyon sonrası PSA ölçülemeyecek değerlere (sıfıra yakın )düşmelidir. Cerrahi genellikle 2-5 saat sürer. Prostatınız çıkarılıp mesaneniz ile üretranız yeniden uç uca bağlanacağından penisinizden bir sonda takılacaktır. Bu sonda mesanenizden idrarınızı dışarı akıtacaktır. Her cerrahide olduğu gibi, burada da komplikasyon ihtimalleri vardır. Üroloğunuz bunları size anlatacaktır. Ameliyattan sonra yoğun bakım odasında uyanacaksınız ve daha sonra odanıza alınacaksınız. İdrarınız kanamalı ya da bulanık ise paniğe kapılmayınız. Kullanılan cerrahi yaklaşımının tipine ve sizin kendi sağlık durumunuza bağlı olarak 3-6 gün içinde evinize dönersiniz.

Radyoterapi (ışın tedavisi)
Radikal prostatektomiye alternatif olabilecek bir tedavidir. Prostata lokalize prostat kanserlerinde 10 yıllık sonuçlar cerrahi tedaviye yakındır. Ancak daha geç sonuçlar kesin olmamakla beraber biraz daha cerrahi tedavi lehinedir. Radyasyon tedavisi özellikle kapsül dışına taşmış ancak halen kapsülün kanser etrafındaki dokularda sınırlı olduğu düşünülen vakalara da uygundur. Radyasyon tedavisinin amacı kanserli hücreleri öldürerek onların yerini normal hücrelerle değiştirmektir. Kanserin üzerine, küçük dozlarda radyasyon ışınlanabilir ya da prostat içine direk olarak radyasyonlu maddeler yerleştirilebilir. Hangi yöntem olursa olsun radyasyon seviyesi sizin ve çevrenizdeki insanlar için güvenlidir. Tedavi başladığında çoğu kanser hücresi hasara uğrar ve ölür. Bunun yanında bazı normal hücreler de etkilenir. Tedavi devam ettiği için kanser hücrelerinin yıkılması devam eder, yaralanmış normal hücreler kendilerini tamir ederler. Tedavi sonunda, hücreler 12-18 ay boyunca ölmeye devam ederler normal hücreler kanser hücrelerinin yerini alır.

Tedavi öncesi radyasyon onkoloğunuz hastalığınız ve sizin sağlık durumunuzu göz önünde bulundurarak bir tedavi planlayacaktır. Tedaviye başlamadan önce, size bir simülasyon yapılacak. Bu işlem esnasında radyasyon alacak bölgeler tespit edilecektir.
Radyoterapinin de yan etkileri arasında idrar yapmada güçlük, sık idrara çıkma, ani idrar sıkışması ve ishal erken devrelerde görülürken geç devrelerde ereksiyon problemleri (sık olarak), mesane kapasitesinde küçülme, idrar yollarında darlıklar oluşabilir.

Büyüme ve yayılmanın yavaşlatılmasına yönelik tedaviler:
Hormon tedavisi: Birçok prostat kanser hücresi büyümek için testosteron denilen erkeklik hormonuna ihtiyaç duyar. Bu tedavide amaç testosteron kaynağını ortadan kaldırmak ya da üretimini bloke etmektir. Bu amaçla kullanılabilecek yöntemler:

a) Östrojen: Östrojen prostat kanseri tedavisinde de zaman zaman kullanılabilen bir kadın hormonudur. Erkekler östrojen alırsa testosteron düzeyleri düşer. Ancak östrojen kullanımının bazı ciddi yan etkileri olabileceğinden kullanımı çok yaygın değildir. Günde bir tablet östrojen almak bulantı, kusma, memelerde büyüme ve hassasiyet, kalp ve damar problemleri (vücutta fazla sıvı birikmesi, damarlarda pıhtı oluşması, inme, kalp krizi) ve cinsel isteğin azalması gibi yan etkilere neden olabilir.

b) Orşiektomi: Orşiektomi testislerin ameliyat ile alınması işlemidir. Cerrahi kastrasyon da denilir. Testosteron üreten en önemli kaynak vücuttan uzaklaştırıldığı için tümörün büyümesi yavaşlar. İktidarsızlık ve sıcak basması gibi yan etkileri olabilir. Bu ameliyatın yapılması için genellikle hastanede yatmanız ve genel anestezi (narkoz) almanız gerekmeyebilir. Ameliyattan hemen sonra evinize gidebilirsiniz.

c) Medikal kastrasyon: Testislerin testosteron üretimi ameliyat yapılmaksızın da durdurulabilir. Medikal kastrasyon testislerin testosteron üretimini durdurmakta cerrahi kastrasyon kadar etkilidir. Bu amaçla kullanılan ilaçlara LHRH analogları denir. Türkiye de bulunan ilaçlar Zoladex, Lucrin ve Decapeptyl dir. Ayda bir kez enjeksiyon ile uygulanırlar. Sıcak basması, iktidarsızlık, memede büyüme ve hassasiyet, cinsel isteğin azalması ve bulantı gibi yan etkilere neden olabilirler.

İleri dönemde hastalık hormonal tedaviye cevapsız hale geldiği durumlarda kemoterapi tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Son zamanlarda hastalığın nüksü açısından yüksek risk taşıyan ve özellikle genç yaştaki hastalarda daha erken dönemlerde de kemoterapinin tedavinin bir parçası olarak kullanılması söz konusu olmaktadır.

Unutulmaması gereken önemli noktalardan biri uygun tedavininiz başladıktan sonra da doktorunuz ile irtibatı kesmemelisiniz. Takiplerinizde doktorunuz muayene ve serum PSA kontrolü yapacak ve sonuçlar doğrultusunda genel olarak hastalığınızın seyri hakkında sizi bilgilendirecek ve dönem dönem tedavinizde değişiklikler önerecektir.

Prostat kanserinin oluşumunu engelleyebilecek ve dolayısıyla erkekleri hastalıktan mutlak koruyabilecek bir yöntem henüz bilinmemekle birlikte, hastalığın erken tanısının ve erken tanındığı takdirde tedavisinin mümkün olabileceği unutulmamalıdır...

hifu_tedavisi radyoterapi prostat_kanser prostat_kanser_2

Radikal prostatektomi sonrası normal olan ve olmayan bulgular

Prostat biyopsisi

Radikal Prostatektomi Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gereken Konular

Normal Olan Bulgular ve Sakıncalı Olmayan Davranışlar:
• Yara yerinizi temiz tutun
• Yürüyebilir, merdiven çıkabilirsiniz
• 3 günden sonra banyo yapabilirsiniz
• Ağır kaldırmayın
• Kendinizi yorgun hissedebilirsiniz
• Cinsel aktivite: kendinizi iyi hissetmeye başladıktan ve katater çekildikten sonra eski cinsel aktivitenize dönebilirsiniz. Ancak sinir koruyucu cerrahi yapılsa bile, cinsel aktivite için yeterli sertleşmenin sağlanmasının bazı hastalarda 6-12 ay sürebileceğini unutmayın. Viagra veya diğer cinsel uyarıcı ilaçlar, vakum cihazları ve penis içerisine yapılan enjeksiyonlar kendiliğinden sertleşme sağlanılabilinceye kadar penis sertleşmenizde size faydalı olabilecek en iyi yöntemlerdir. Bu yöntemleri doktorunuzla konuşmaktan çekinmeyin. Semeninizin cinsel ilişki sonrası gelmeyeceğini bilmelisiniz
• Yara yerinizde ve skrotumda (torbalarda) hafif ağrı olabilir
• Katateriniz çekilinceye kadar idrar yapma hissiniz olabilir. Bu durum kataterin balonunun mesane içerisinde oluşturduğu idrar hissinden kaynaklanmaktadır ve katater çekildiğinde ortadan kaybolacaktır 
• Penis uçundan hafif akıntı (kan veya mukus yapısı) gelmesi normaldir 
• Katater çekildikte sonra idrar kaçırma beklenen bir bulgudur. 1-3 ay içerisinde geçmesi beklenen bu tablo doktorunuzun size öğreteceği pelvik egzersizler ile daha kısa sürebilir

Normal Olmayan Bulgular

• İdrarınızda berrak kırmızı renk
• Ateş: Mesane, akciğer veya yara yeri enfeksiyonu kaynaklı olabilir 
• Sıçak ve kırmızı renkli yara yeri: yara yeri iltihaplanmasının bir göstergesidir
• Yara hattından püy gelmesi
• Yara yerindeki geniş açılmalar
• Nefes darlığı
• Göğüs ağrısı